ARAÇLARIN (ARABALARIN,OTOMOBİLLERİN) YAĞ YAKMA SORUNUNUN

OTOMOBİLLERDE AŞIRI YAĞ EKSİLTME VE YAĞ YAKMA SORUNUNUN AYIPLI MAL HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Gizli Ayıp, Üretim Hatası, Servis Müdahaleleri, Zamanaşımı ve Tüketicinin Seçimlik Hakları Bakımından Bir Değerlendirme

ÖZET

Sıfır kilometre olarak satın alınan otomobillerde ortaya çıkan aşırı motor yağı eksiltme veya yağ yakma sorunu, otomotiv tüketicileri ile üretici, ithalatçı ve satıcılar arasında önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.

Özellikle turbolu dizel araçlarda, aracın belirli miktarda yağ eksiltmesinin motor teknolojisinin doğal sonucu olduğu ileri sürülmekte ve bazı davalarda üretici veya ithalatçı firmalar tarafından 1.000 kilometrede 1 litreye kadar yağ eksiltmenin normal olduğu savunulmaktadır.

Buna karşılık tüketicinin satın aldığı sıfır kilometre aracın kısa aralıklarla yağ eklenmesini gerektirecek düzeyde yağ eksiltmesi, bu nedenle defalarca yetkili servise götürülmesi, yağ eksiltme şikâyetinin giderilememesi ve sonunda motorun sökülerek piston, segman, turbo, yakıt sistemi ve diğer motor parçalarının değiştirilmesi, olayın sıradan bir bakım ihtiyacı olarak değerlendirilmesini güçleştirmektedir.

Daha da önemlisi, üretici veya yetkili servislerin sorunu uzun süre boyunca doğru biçimde teşhis edememesi veya tüketiciyi sonuçsuz tamirlerle oyalaması hâlinde, ayıbın gizli ayıp niteliği ve zamanaşımı bakımından özel değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2004 tarihli, 2004/4-29 E., 2004/83 K. sayılı kararı bu konuda son derece önemli bir ilkedir. HGK, araçta üretim hatasının bulunması ve yetkili servislerin arızayı sonuçsuz tamirlerle gidermeye çalışması hâlinde ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu; tüketicinin bu sonuçsuz servis işlemlerinden sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir.[1]

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.09.2006 tarihli, 2005/10201 E., 2006/9437 K. sayılı kararı da gizli ayıp ve ayıbın satıcı tarafından ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde zamanaşımı savunmasının ileri sürülemeyeceğini ortaya koymaktadır.[2]

Bu makalede aşırı yağ eksiltme sorunu; ayıplı mal, gizli ayıp, üretim hatası, zamanaşımı, garanti kapsamında onarım, sonuçsuz servis işlemleri, tüketicinin seçimlik hakları ve ayıplı malın neden olduğu zararlar bakımından incelenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Ayıplı mal, gizli ayıp, otomobil, yağ eksiltme, yağ yakma, üretim hatası, garanti, zamanaşımı, yetkili servis, tüketici, motor revizyonu, seçimlik haklar.


I. GİRİŞ

Otomobil, günümüzde tüketicinin satın aldığı sıradan bir tüketim malından çok daha farklı nitelikte bir üründür.

Yüksek ekonomik değere sahip olması yanında otomobil, tüketicinin ve ailesinin günlük ulaşım ihtiyacını karşılayan ve doğrudan can ve mal güvenliğiyle ilişkili bir araçtır.

Bu nedenle sıfır kilometre bir otomobil satın alan tüketicinin, satın aldığı aracın üretici tarafından öngörülen teknik özelliklere uygun, güvenli ve kullanım amacına elverişli olmasını beklemesi son derece doğaldır.

Tüketici, sıfır kilometre bir araç satın aldığında her birkaç bin kilometrede bir motor yağı ilave etmek, yağ seviyesini sürekli kontrol etmek, yağ basıncı veya yağ seviyesi uyarısı nedeniyle aracı kullanmayı bırakmak veya motorun ağır hasar görmesi ihtimaliyle karşı karşıya kalmak istememektedir.

Bununla birlikte otomotiv şirketleri tarafından bazı uyuşmazlıklarda;

“Bütün motorlar bir miktar yağ eksiltebilir.”

veya

“Turbolu dizel motorlarda 1.000 kilometrede 1 litreye kadar yağ eksiltme normaldir.”

şeklinde savunmalar ileri sürülmektedir.

Bu savunmanın hukuken değerlendirilebilmesi için öncelikle şu sorunun cevaplandırılması gerekir:

Sıfır kilometre olarak satılan bir otomobilin, tüketicinin makul kullanımından bağımsız olarak, düzenli aralıklarla önemli miktarda motor yağı eksiltmesi gerçekten aracın normal ve kabul edilebilir bir çalışma özelliği midir; yoksa tüketicinin maldan beklediği faydayı azaltan veya ortadan kaldıran bir ayıp mıdır?

Bu soruya yalnızca üreticinin tek taraflı beyanıyla cevap verilmesi mümkün değildir.

Somut aracın motor teknolojisi, motor kodu, üretici teknik dokümanları, kullanım kılavuzu, servis bültenleri, servis kayıtları, yağ tüketim testleri, motorun sökülerek incelenmesi, değiştirilen parçalar ve aynı model/motor grubundaki araçların teknik özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.


II. AYIPLI MAL KAVRAMI VE OTOMOBİLDE BEKLENEN NİTELİKLER

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca ayıplı mal; tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış olan örnek veya modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan ve bu nedenle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Dolayısıyla bir otomobilin ayıplı olup olmadığı yalnızca “araç hareket ediyor mu?” sorusuyla belirlenemez.

Araç;

  • güvenli olmalı,

  • olağan kullanım amacına uygun olmalı,

  • tüketicinin makul olarak beklediği performansı sağlamalı,

  • üretici tarafından bildirilen teknik özellikleri taşımalı,

  • önemli ve sürekli bir arıza nedeniyle olağan kullanımını kaybetmemeli,

  • tüketiciyi sürekli servis ve bakım ihtiyacıyla karşı karşıya bırakmamalıdır.

Özellikle sıfır kilometre bir otomobilde motorun kısa kilometre aralıklarında ciddi miktarda yağ eksiltmesi ve bu nedenle sürekli yağ ilavesinin gerekli olması, olayın özelliklerine göre maldan beklenen faydanın önemli ölçüde azalması sonucunu doğurabilir.

Bu nedenle değerlendirme, yalnızca yağ eksiltmenin “mümkün” olup olmadığına göre değil, miktarına, sürekliliğine, sebebine, sonuçlarına ve aracın normal kullanımını etkileyip etkilemediğine göre yapılmalıdır.


III. “BİR MİKTAR YAĞ EKSİLTME NORMALDİR” SAVUNMASI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR

Davalı firmalar tarafından sıklıkla;

“Tüm motorların kullanım şartlarına ve kullanıcının sürüş stiline bağlı olarak bir miktar yağ eksiltmesi yapabileceği teknik bir gerçektir.”

şeklinde savunma yapılmaktadır.

Bu cümlenin ilk bölümü, yani motorların belirli koşullarda bir miktar yağ tüketebilmesi, teknik olarak mümkün olabilir.

Ancak buradan;

“O hâlde 1.000 kilometrede 1 litre yağ eksilmesi de normaldir.”

sonucuna kendiliğinden ulaşılamaz.

Çünkü “bir miktar yağ tüketimi” ile tüketicinin sürekli olarak yüksek miktarda yağ ilave etmesini gerektiren aşırı yağ tüketimi aynı şey değildir.

Burada davalı tarafın savunmasının ikinci aşamasında somut ve teknik bir açıklama yapması gerekir:

Normal kabul edilen yağ tüketimi hangi motor için, hangi kullanım koşullarında, hangi motor sıcaklığında, hangi yağ viskozitesinde ve hangi kilometre aralığında geçerlidir?

Daha önemlisi;

Bu sınır üreticinin teknik servis dokümanında mı, kullanım kılavuzunda mı, servis bülteninde mi, yoksa yalnızca dava dosyasına sunulan savunmada mı belirtilmektedir?

Bu sorular cevaplandırılmadan “1 litre/1.000 km normaldir” şeklindeki soyut bir kabulün hukuki delil olarak benimsenmesi mümkün değildir.


IV. ÜRETİCİNİN TEKNİK KILAVUZU İLE SATIŞ AŞAMASINDAKİ BİLGİLENDİRME ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

Davalı firma gerçekten bir sıfır kilometre otomobilin 1.000 kilometrede 1 litre yağ eksiltebileceğini aracın normal çalışma özelliği olarak kabul ediyorsa, burada başka bir hukuki soru ortaya çıkmaktadır:

Tüketici satın alma işleminden önce bu konuda açıkça bilgilendirilmiş midir?

Araç satışında tüketiciye;

“Bu araç 1.000 kilometrede 1 litreye kadar motor yağı tüketebilir ve bu nedenle yakıt ikmali sırasında yağ seviyesinin sürekli kontrol edilmesi gerekir.”

şeklinde açık, anlaşılır ve görünür bir bilgi verilmiş midir?

Bu husus satış broşürlerinde, teknik özelliklerde veya tüketiciye sunulan satış belgelerinde açıkça belirtilmiş midir?

Eğer üretici açısından bu kadar yüksek yağ tüketimi aracın olağan ve kabul edilebilir teknik özelliği ise, bu özelliğin tüketiciden gizlenmeden ve satın alma kararını etkileyebilecek nitelikte açıkça bildirilmesi gerektiği ileri sürülebilir.

Çünkü tüketiciye araç satılırken aracın önemli bir kullanım özelliği gizlenip, uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra aynı hususun “normal çalışma karakteristiği” olarak ileri sürülmesi, somut olayın özelliklerine göre dürüstlük kuralı ve tüketicinin bilgilendirilmesi yükümlülüğü bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.


V. 1.000 KM'DE 1 LİTRE YAĞ EKSİLTME SAVUNMASININ TEKNİK VE MANTIKSAL SONUÇLARI

Davalı tarafın savunmasında 1.000 kilometrede 1 litre yağ eksiltmenin normal olduğu kabul edildiğinde, bunun aracın kullanımına ilişkin sonuçlarının da dikkate alınması gerekir.

Örneğin motorun yağ kapasitesi yaklaşık 4 litre kabul edildiğinde ve araç her 1.000 kilometrede 1 litre yağ tüketiyorsa, motorun yağ kapasitesinin önemli bir bölümü çok kısa bir kilometre içerisinde kaybolacaktır.

Bu durumda üretici tarafından;

  • yağ seviyesinin ne sıklıkta kontrol edilmesi gerektiği,

  • yağ ilavesinin hangi kilometrede yapılacağı,

  • yağ basıncı uyarısının hangi seviyede devreye girdiği,

  • yağ seviyesinin kritik düzeye düşmesi hâlinde motorun nasıl korunacağı

açıklanmalıdır.

Ancak burada hukuki açıdan daha önemli olan nokta şudur:

Sıfır kilometre olarak satın alınan otomobilin olağan periyodik bakım aralıkları arasında tüketicinin defalarca motor yağı ilave etmek zorunda kalması, maldan beklenen olağan kullanım biçimiyle bağdaşmakta mıdır?

Bu soru teknik bilirkişi tarafından cevaplandırılmalıdır.

Dolayısıyla mahkemece, yalnızca “motorlar yağ eksiltebilir” şeklindeki genel bilgiye dayanılması yerine, somut araç ve somut motor bakımından kabul edilebilir yağ tüketim miktarı belirlenmelidir.


VI. YETKİLİ SERVİSLERİN SONUÇSUZ TAMİRLERİ VE GİZLİ AYIP

Aşırı yağ eksiltme uyuşmazlıklarının en önemli noktalarından biri de aracın yetkili servise tekrar tekrar götürülmesine rağmen sorunun çözülememesidir.

Tüketici çoğu zaman;

  1. yağ eksiltme şikâyetiyle servise başvurmakta,

  2. yağ seviyesi ölçümü yaptırmakta,

  3. belirli parçaların değiştirilmesini beklemekte,

  4. aracı tekrar kullanmakta,

  5. yağ eksiltmenin devam ettiğini görmekte,

  6. yeniden servise başvurmakta,

  7. farklı parçaların değiştirilmesine rağmen sorunun devam ettiğini yaşamaktadır.

Bu süreç bazen motorun tamamen sökülmesine kadar ulaşmaktadır.

İşte bu noktada Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/4-29 E., 2004/83 K. sayılı kararı son derece önemlidir.

HGK'nın söz konusu kararında, üretim hatasından kaynaklanan arızanın yetkili servisler tarafından defalarca giderilmeye çalışıldığı, ancak sorunun tekrar ettiği olayda, üretici tarafından yetkili servislerde arızayı doğru biçimde teşhis edip giderebilecek uzmanların bulundurulması gerektiği; deneme-yanılma yöntemiyle yapılan parça değişikliklerinin sonuçlarının tüketiciye yüklenemeyeceği kabul edilmiştir.[1]

Bu ilke, yağ eksiltme uyuşmazlıklarına da doğrudan ışık tutmaktadır.


VII. SERVİSLERİN BİLGİSİ ÜRETİCİNİN BİLGİSİDİR

Yetkili servis, üretici veya ithalatçı tarafından tüketiciye sunulan teknik servis ağıdır.

Bu nedenle tüketicinin araçtaki ciddi bir arıza hakkında yetkili servise yaptığı başvurunun, üretici veya ithalatçıdan bağımsız bir olay gibi değerlendirilmesi doğru değildir.

Özellikle;

  • aynı şikâyetin defalarca tekrarlanması,

  • aynı araçta farklı parçaların değiştirilmesi,

  • motorun sökülmesi,

  • piston ve segmanların değiştirilmesi,

  • turbo değişimi,

  • yakıt sistemi parçalarının değiştirilmesi,

  • yağ tüketim testlerinin yapılması

gibi işlemler, üretici/ithalatçı açısından aracın teknik durumuna ilişkin önemli bilgi kaynaklarıdır.

Dolayısıyla tüketicinin ayıbın gerçek nedenini bilmemesi, buna karşılık yetkili servislerin arızayı teşhis etme imkânına sahip olması hâlinde, tüketicinin bilgisizliği tüketicinin aleyhine yorumlanmamalıdır.


VIII. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 2004/4-29 E., 2004/83 K. SAYILI KARARI

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2004 tarihli kararında, sıfır kilometre olarak alınan Opel marka araçta ortaya çıkan arızanın yetkili servislerde defalarca giderilmeye çalışıldığı, çeşitli parçaların değiştirildiği ancak arızanın tekrar ettiği olay incelenmiştir.

HGK, üretim hatasının gizli ayıp niteliğinde olduğunu kabul etmiş ve yetkili servislerin sonuçsuz tamirleri nedeniyle tüketicinin zamanaşımı yönünden hak kaybına uğratılamayacağını belirtmiştir.[1]

Kararın temel yaklaşımı bugün bakımından da önemini korumaktadır:

Üreticinin yetkili servisleri, üretim hatasını teşhis edebilecek teknik kapasiteye sahip olmak zorundadır.

Bu nedenle servis tarafından;

“Bir parça daha değiştirelim.”

“Bir süre kullanın, tekrar ederse gelin.”

“Bu motorlarda bir miktar yağ tüketimi normaldir.”

şeklindeki açıklamalarla tüketicinin sürekli servise yönlendirilmesi ve gerçek ayıbın ortaya çıkarılmaması, somut olayın özelliklerine göre tüketicinin aleyhine sonuç doğurmamalıdır.


IX. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ'NİN 2005/10201 E., 2006/9437 K. SAYILI KARARI

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.09.2006 tarihli, 2005/10201 E., 2006/9437 K. sayılı kararında da üretim hatası niteliğindeki gizli ayıp nedeniyle açılan davada zamanaşımı itirazı değerlendirilmiştir.

Dava konusu olayda araçta herhangi bir darbe bulunmaksızın hava yastığının kendiliğinden açılması söz konusudur.

Daire, olayın gizli ayıp niteliğinde olduğunu belirterek, ayıbın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini; ayrıca satıcının ayıbı ağır kusur veya hileyle gizlemesi hâlinde zamanaşımından yararlanamayacağını belirtmiştir.[2]

Bu karar, yağ eksiltme uyuşmazlıklarında da önem taşımaktadır.

Çünkü tüketicinin “araç yağ eksiltiyor” şeklindeki gözlemi ile;

“araç üretim hatası nedeniyle kabul edilemeyecek miktarda yağ tüketiyor”

şeklindeki teknik tespit aynı şey değildir.

Gerçek ayıbın ancak motorun sökülmesi, detaylı yağ tüketim testi yapılması veya çeşitli parçaların değiştirilmesinden sonra anlaşılması hâlinde, tüketicinin ilk yağ eksiltme şikâyet tarihini gerçek ayıbı öğrendiği tarih olarak kabul etmek her zaman isabetli olmayabilir.


X. ZAMANAŞIMI İTİRAZININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Davalı firmaların en sık başvurduğu savunmalardan biri zamanaşımıdır.

Ancak zamanaşımı değerlendirilirken şu hususlar birbirinden ayrılmalıdır:

1. Ayıbın varlığı ne zaman ortaya çıkmıştır?

2. Ayıbın niteliği ne zaman anlaşılmıştır?

3. Üretim hatası ne zaman belirlenmiştir?

4. Tüketici gerçek ayıbı biliyor muydu?

5. Yetkili servisler ayıbı tespit edebilecek durumda mıydı?

6. Servisler tüketiciyi tekrar eden tamirlerle oyaladı mı?

7. Ayıp tüketiciye karşı gizlenmiş veya gerçek niteliği açıklanmamış mıydı?

Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca aracın satın alınma tarihi esas alınarak zamanaşımı hesabı yapılması doğru değildir.

Özellikle ayıbın gizli olması ve satıcının/üreticinin ayıbı hile veya ağır kusurla gizlemesi hâlinde, tüketicinin zamanaşımı hükümlerinden yararlanamaması gerektiğine ilişkin özel hükümler ve Yargıtay içtihatları dikkate alınmalıdır.


XI. “ARAÇTA AYIP VEYA ARIZA YOKTUR” SAVUNMASININ ÇELİŞKİSİ

Davalı firma bir yandan;

“Dava konusu araçta ayıp veya arıza bulunmamaktadır.”

derken diğer yandan;

  • motorun sökülmesi,

  • pistonların değiştirilmesi,

  • segmanların değiştirilmesi,

  • turbo değişimi,

  • yakıt pompasının değiştirilmesi,

  • motor parçalarının yenilenmesi

gibi kapsamlı işlemler gerçekleştiriyorsa, bu savunmanın mahkemece dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Elbette her parça değişikliği tek başına hukuken ayıp bulunduğunu kanıtlamaz.

Ancak motorun ciddi biçimde sökülmesini gerektiren sürekli yağ tüketimi ile “araçta hiçbir ayıp veya arıza yoktur” savunmasının aynı anda ileri sürülmesi, teknik bilirkişi tarafından açıklanması gereken bir çelişki doğurabilir.

Bilirkişinin şu sorulara açık cevap vermesi gerekir:

  • Motor neden sökülmüştür?

  • Hangi parçalarda teknik sorun tespit edilmiştir?

  • Değiştirilen parçalar neden değiştirilmiştir?

  • Değişiklikler üreticinin garanti prosedürünün parçası mıdır?

  • Parça değişikliklerinden sonra yağ tüketimi devam etmiş midir?

  • Yağ tüketiminin kök nedeni belirlenebilmiş midir?

  • Aynı motor tipi bakımından üretici tarafından servis bülteni veya teknik düzeltme yayımlanmış mıdır?


XII. MOTOR REVİZYONU “NORMAL BAKIM” OLARAK KABUL EDİLEMEZ

Sıfır kilometre olarak satın alınmış bir otomobilin motorunun ciddi biçimde açılması, tüketicinin olağan bakım ihtiyacı olarak değerlendirilemez.

Motor yağı ve yağ filtresinin periyodik bakım kapsamında değiştirilmesi başka bir şeydir.

Motorun;

  • silindir kapağının,

  • pistonlarının,

  • piston segmanlarının,

  • turbo sisteminin,

  • yakıt sisteminin

sökülmesini veya değiştirilmesini gerektiren bir sorun yaşaması tamamen farklı bir durumdur.

Bu nedenle mahkemece, aracın servis geçmişi incelenirken sadece “garanti kapsamında parça değiştirildi” şeklindeki kayda bakılmamalı; hangi nedenle ve hangi şikâyet üzerine hangi parçanın değiştirildiği ortaya konulmalıdır.


XIII. AYNI MOTORDAKİ FARKLI MODEL YILLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Tüketicinin sunduğu önemli bir karşılaştırma da aynı kasa veya model ailesindeki farklı model yıllarının motor özellikleridir.

Örneğin;

  • 2007,

  • 2008,

  • 2009

model araçlarla;

  • 2010,

  • 2011,

  • 2012

model araçların motorlarının farklı olması ve ikinci gruptaki araçlarda yoğun yağ eksiltme şikâyetlerinin bulunduğunun ileri sürülmesi hâlinde, bu iddianın teknik olarak araştırılması gerekir.

Ancak yalnızca internet forumları veya tüketici şikâyetleri bu hususu kesin biçimde kanıtlamaya yeterli olmayabilir.

Mahkemece;

  • motor kodları,

  • tork değerleri,

  • üretim revizyonları,

  • parça numaraları,

  • piston ve segman tasarımları,

  • turbo sistemi,

  • üretici teknik bültenleri,

  • geri çağırma veya servis kampanyaları,

  • garanti kapsamında değiştirilen parçalar

araştırılmalıdır.

Böylece yağ eksiltme sorununun belirli bir motor revizyonuna özgü olup olmadığı teknik olarak belirlenebilir.


XIV. YAĞ SEVİYESİ VE YAĞ BASINCI UYARILARI

Dosyalarda yer alan servis raporlarında, yağ seviyesi uyarısı sonrasında motorda olağan kapasitenin önemli ölçüde altında yağ bulunduğunun tespit edilmesi, ayrıca değerlendirilmesi gereken önemli bir delildir.

Örneğin motorun üretici tarafından belirtilen yağ kapasitesi yaklaşık 4 litre ise ve “low oil level” uyarısı sonrasında ölçümde yaklaşık 2 litre yağ bulunduğu tespit edilmişse, bu durum;

“motorlar bir miktar yağ tüketebilir”

şeklindeki soyut açıklamadan daha ciddi bir teknik incelemeyi gerektirir.

Bununla birlikte yağ seviyesi ile yağ basıncı aynı kavramlar değildir.

Yağ seviyesi uyarısı, karterdeki yağ miktarının belirli bir seviyenin altına düşmesine ilişkin olabilir.

Yağ basıncı uyarısı ise yağlama sistemindeki basıncın kritik düzeye düşmesiyle ilgilidir.

Bu nedenle bilirkişi raporunda iki sistemin birbirine karıştırılmaması gerekir.

Özellikle yağ basıncı uyarısının devreye girdiği bir aracın kullanılmaya devam edilmesi hâlinde motorun ciddi biçimde zarar görmesi ihtimali, ayrıca teknik ve güvenlik yönünden değerlendirilmelidir.


XV. YAĞ EKSİLTME SORUNUNUN CAN VE MAL GÜVENLİĞİNE ETKİSİ

Otomobil, hareket hâlinde kullanılan bir makinedir.

Motor yağının kritik düzeye düşmesi;

  • motorun ciddi şekilde hasar görmesine,

  • aracın hareket kabiliyetini kaybetmesine,

  • seyir hâlinde arızalanmasına,

  • yol güvenliğinin tehlikeye girmesine

neden olabilir.

Bu nedenle sıfır kilometre bir aracın sürekli ve ciddi miktarda yağ eksiltmesi yalnızca “ekonomik bir bakım problemi” olarak değerlendirilmemelidir.

Özellikle tüketicinin uzun yolculukta, gece saatlerinde, şehirlerarası yolda veya tenha bir bölgede aracın motor arızası nedeniyle yolda kalması ihtimali, olayın güvenlik boyutunu da ortaya koymaktadır.

Bir başka ifadeyle, tüketicinin satın aldığı araçtan beklediği fayda yalnızca hareket edebilmek değildir.

Tüketici aynı zamanda aracın;

güvenilir, emniyetli, öngörülebilir ve olağan kullanım koşullarında sürekli müdahale gerektirmeyen bir ulaşım aracı olmasını

beklemektedir.


XVI. TÜKETİCİNİN SEÇİMLİK HAKLARI

Ayıplı malın varlığı hâlinde tüketici, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan yararlanabilir.

Somut olayın özelliklerine göre tüketici;

  1. satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

  2. satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

  3. aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım,

  4. mümkünse satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesi

haklarından yararlanabilir.

Ancak özellikle sıfır kilometre otomobilde;

  • aynı arızanın defalarca tekrarlaması,

  • aracın birçok kez servise girmesi,

  • motorun açılması,

  • önemli parçaların değiştirilmesi,

  • arızanın devam etmesi

hâlinde tüketicinin neden ücretsiz onarım yerine sözleşmeden dönme veya ayıpsız misliyle değiştirme hakkını tercih ettiği somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.


XVII. SONUÇSUZ TAMİRLER TÜKETİCİNİN HAKKINI ORTADAN KALDIRMAZ

Yetkili servise her girişin tüketicinin aleyhine yorumlanması doğru değildir.

Tam tersine, tekrarlanan servis kayıtları çoğu durumda tüketicinin iddiasını güçlendiren önemli delillerdir.

Çünkü servis kayıtları;

  • ayıbın ne zaman ortaya çıktığını,

  • tüketicinin şikâyetini,

  • üreticinin sorundan ne zaman haberdar olduğunu,

  • hangi işlemlerin yapıldığını,

  • hangi parçaların değiştirildiğini,

  • arızanın tekrar edip etmediğini

ortaya koyabilir.

Yargıtay HGK'nın 2004/4-29 E., 2004/83 K. sayılı kararında da tüketicinin aracı defalarca yetkili servise götürmesi ve servisin sonuçsuz müdahalelerde bulunması, zamanaşımı değerlendirmesinde tüketici aleyhine değil, aksine ayıbın niteliğini ortaya koyan önemli bir olgu olarak değerlendirilmiştir.[1]


XVIII. AYIPLI MALIN NEDEN OLDUĞU ZARARLAR

Ayıplı mal nedeniyle tüketicinin yalnızca seçimlik hakları değil, somut olayın koşullarına göre uğradığı diğer zararların tazmini de gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • araç çekici giderleri,

  • zorunlu ulaşım giderleri,

  • belirli koşullarda ikame araç giderleri,

  • ayıp nedeniyle meydana gelen diğer maddi zararlar,

  • aracın ayıbı nedeniyle ortaya çıkan ek masraflar

somut olayın özelliklerine göre talep konusu yapılabilir.

Bununla birlikte her zarar kaleminin ayıp ile uygun nedensellik bağı içerisinde bulunması ve gerektiğinde belge veya bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerekir.

Can ve mal güvenliğine ilişkin zarar iddialarında ise ayrıca ayıplı mal ile zarar arasındaki nedensellik bağının teknik olarak kurulması önem taşımaktadır.


XIX. ÜRETİCİNİN “NORMAL YAĞ TÜKETİMİ” SAVUNMASININ BİLİRKİŞİCE DENETLENMESİ GEREKİR

Mahkemenin çözmesi gereken temel teknik sorun şudur:

Dava konusu aracın yağ tüketim miktarı, ilgili motorun üretici tarafından belirlenen teknik toleransları içinde midir?

Bunun için bilirkişiden;

  1. aracın motor kodunun belirlenmesi,

  2. üreticinin teknik verilerinin incelenmesi,

  3. aracın yağ kapasitesinin belirlenmesi,

  4. üreticinin kabul ettiği yağ tüketim değerinin belirlenmesi,

  5. kontrollü yağ tüketim testi yapılması,

  6. yağın yakılmasına veya kaçak oluşmasına neden olabilecek parçaların incelenmesi,

  7. turbo ve yakıt sistemi bakımından gerekli kontrollerin yapılması,

  8. piston ve segmanların teknik durumunun belirlenmesi,

  9. daha önce değiştirilen parçaların neden değiştirildiğinin tespit edilmesi,

  10. onarımdan sonra yağ tüketiminin devam edip etmediğinin belirlenmesi

istenmelidir.

Bilirkişi yalnızca üreticinin dosyaya sunduğu “1 litre/1.000 km normaldir” şeklindeki belgeye dayanıyorsa, raporun hükme esas alınabilmesi ayrıca sorgulanmalıdır.


XX. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Sıfır kilometre bir otomobil satın alan tüketicinin beklentisi, aracın yalnızca çalışması değildir.

Tüketici, satın aldığı aracın;

güvenli, teknik özelliklerine uygun, kullanım amacına elverişli, makul ölçüde sorunsuz ve kendisinden beklenen faydayı sağlayan bir otomobil olmasını

beklemektedir.

Bu nedenle aşırı yağ eksiltme sorunu, her somut olayda “motorlar yağ eksiltebilir” şeklindeki genel bir teknik açıklamayla geçiştirilemez.

Özellikle;

  • aracın sıfır kilometre olması,

  • yağ eksiltmenin yüksek miktarda olması,

  • tüketicinin sürekli yağ ilave etmek zorunda kalması,

  • aynı şikâyet nedeniyle aracın defalarca servise götürülmesi,

  • farklı parçaların değiştirilmesi,

  • motorun sökülmesi,

  • piston ve segmanların değiştirilmesi,

  • turbo veya yakıt sistemi parçalarının değiştirilmesi,

  • bütün bu işlemlere rağmen yağ eksiltmenin devam etmesi

birlikte değerlendirildiğinde, olayın basit bir bakım ihtiyacından ibaret olup olmadığı ciddi biçimde araştırılmalıdır.

Davalı tarafın;

“Her motor bir miktar yağ eksiltir.”

şeklindeki savunması, somut araçtaki yağ tüketiminin normal olduğu sonucunu tek başına doğurmaz.

Aynı şekilde;

“1.000 kilometrede 1 litreye kadar yağ tüketimi normaldir.”

savunması da üreticinin somut motor için teknik verileriyle, kullanım kılavuzuyla ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle doğrulanmalıdır.

Daha önemlisi, üretici gerçekten bu miktarda yağ tüketimini aracın normal karakteristiği olarak kabul ediyorsa, tüketicinin satın alma kararını etkileyebilecek bu önemli özelliğin satış öncesinde açık, anlaşılır ve tüketicinin anlayabileceği biçimde bildirilip bildirilmediği de değerlendirilmelidir.

Öte yandan, tüketici aynı arıza nedeniyle defalarca yetkili servise başvurmuş ve servisler sorunu giderememişse, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/4-29 E., 2004/83 K. sayılı kararında ortaya koyduğu ilkeler özellikle önem kazanmaktadır.

Yetkili servislerin üretim hatasını tespit edebilecek teknik kapasiteye sahip olması gerektiği kabul edildiğinde, servislerin deneme-yanılma yoluyla parça değiştirmelerinin ve sonuçsuz tamirlerinin sonuçlarının tüketiciye yüklenmesi hukuken kabul edilebilir değildir.

Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2005/10201 E., 2006/9437 K. sayılı kararı, gizli ayıp niteliğindeki üretim hatalarında zamanaşımı savunmasının somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak otomotiv uyuşmazlıklarında mahkemenin önündeki temel soru yalnızca;

“Araç yağ eksiltiyor mu?”

olmamalıdır.

Asıl soru;

“Dava konusu araçta meydana gelen yağ tüketimi, ilgili motorun teknik özellikleri ve üretici tarafından kabul edilen makul toleranslar içerisinde midir; yoksa aracın üretiminden kaynaklanan ve tüketicinin maldan beklediği faydayı azaltan veya ortadan kaldıran bir ayıp mıdır?”

şeklinde kurulmalıdır.

Bu sorunun cevabı verilirken de üreticinin soyut savunmaları değil;

  • servis kayıtları,

  • yağ tüketim testleri,

  • motor incelemesi,

  • değiştirilen parçalar,

  • üretici teknik dokümanları,

  • aynı motor koduna sahip araçların teknik verileri,

  • servis bültenleri,

  • garanti kapsamında yapılan işlemler,

  • tüketicinin aracı kullanım koşulları

birlikte değerlendirilmelidir.

Sıfır kilometre bir otomobilin, tüketiciyi sürekli yağ seviyesi kontrolüne ve yağ ilavesine zorlayan, defalarca servise girmesine neden olan ve nihayetinde motorun ciddi biçimde sökülmesini gerektiren aşırı yağ tüketiminin, somut olayın teknik özellikleri araştırılmadan “normal” kabul edilmesi mümkün değildir.

Tüketicinin sıfır kilometre araç satın alırken beklediği en temel hususlardan biri, aracın kendisine ve ailesine güvenli ve olağan kullanım imkânı sağlamasıdır.

Bu beklentiyi ortadan kaldıran ve aracın normal kullanımını sürekli olarak servis müdahalesine bağlayan üretim kaynaklı bir sorun bulunduğu takdirde, olayın 6502 sayılı Kanun kapsamında ayıplı mal hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Av. Yusuf AYIK

DİPNOTLAR

[1] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 18.02.2004, E. 2004/4-29, K. 2004/83. Kararda, üretim hatası bulunan aracın yetkili servislerde defalarca tamir edilmeye çalışılması ve arızanın tekrarlaması karşısında ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu; sonuçsuz servis işlemlerinin tüketiciye yüklenemeyeceği ve zamanaşımı itirazının bu somut olayda kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

[2] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 21.09.2006, E. 2005/10201, K. 2006/9437. Araçtaki kendiliğinden hava yastığı açılması olayında gizli ayıp ve üretim hatası iddiasının araştırılması gerektiği; ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde zamanaşımı savunmasının dinlenemeyeceği kabul edilmiştir.

[3] Somut olayda kullanılacak teknik bilirkişi incelemesinin, üreticinin tek taraflı “normal yağ tüketimi” beyanı ile sınırlı tutulmaması; motor kodu ve üretici teknik verileri üzerinden gerçekleştirilmesi gerekir.

[4] 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8 ve m. 11; ayıplı malın tanımı ve tüketicinin seçimlik hakları bakımından temel düzenlemelerdir.

[5] Somut olayda uygulanacak zamanaşımı süresi ve başlangıç tarihi, aracın satış tarihi, ayıbın ortaya çıkışı, ayıbın niteliğinin öğrenilmesi, servis işlemleri ve uygulanacak özel mevzuat birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

            T.C.

        İSTANBUL

  1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

 

ESAS NO: 

KARAR NO: 

HAKİM: 

KATİP: 

DAVACI : 

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALILAR : 1-  ... OTO SERVİS VE TİC. A.Ş

2- ... OTOMOTİV İTHALAT VE DAĞITIM A.Ş

VEKİLLERİ: 

 

DAVA: Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 24/02/2017

KARAR TARİHİ: 31/05/2018

KARAR YAZIM TARİHİ      : 21/06/2018

Mahkememizde görülmekte bulunan tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan (malın ayıplı olmasından kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 model BMW 320İ marka/model aracı sıfır kilometre olarak satın aldığını, araç henüz 0-3.000 km arasında iken başta yağ yakma/eksiltme problemi olmak üzere bazı problemlerin ortaya çıktığını, müvekkiline satılan aracın gizli ayıplı olduğunu, ayıplı aracın değiştirilmesi için davalılar aleyhine keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edildiği ancak tarafına herhangi bir dönüş yapılmadığını beyanla BMW 320İ marka/model aracın davalılara iadesine ve ayıpsız sıfır kilometre yeni araç ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta üretim hatasından  kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, ayıp olarak nitelendirilen hususların kallanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, her araç için sabit bir yağ sarfiyat oranı söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ancak mahkeme aksi kanaatte ise bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: 

Taraflar arasındaki uyuşmazlık satılan malın ayıplı olup olmadığı ve tüketicinin malın değişimini isteme hakkını kullanıp kullanamayacağı yönündedir. Taraflar arasındaki araç alım satım sözleşmesinin 31/08/2015 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 6502 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği görülmüştür.

6502 sayılı kanunun 8. maddesinde " (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

(2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir."

6502 sayılı kanunun 11. maddesinde " malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

  1. a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  2. b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  3. c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Davaya konu somut uyuşmazlık yukarıda belirtilen 6502 sayılı kanunun 8.maddesi kapsamında incelendiğinde, davacının 31/08/2015 tarihinde davaya konu aracı satın aldığı ve araç henüz 3.000 km de iken motorda yağ uyarı lambasının yanması üzerine davacının yetkili servis ile iletişime geçtiği ve servis tarafından motora 1.5 litre yağ ilave edilmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine davacının motora yağ ilave ettiği, sonrasında 4.000 km sürüşten sonra tekrar yağ uyarı lambasının yanması üzerine aracın yetkili servise götürüldüğü ve serviste araca 2 litre yağ ilavesi yapıldığı, 5.000 km sürüşten sonra yağ uyarı lambasının yeniden yandığı ve araca Avcılar yetkili servisi tarafından müdahale edildiği ve araçta küçük bir sorun olduğu ve sorunun giderildiğinin belirtildiği, ancak aracın sonrasında 41.000 km ye kadar her 4.000-5.000 km sürüşten sonra yağ uyarı lambasının yandığı ve araca 1.5-2 litre yağ ilave edildiği, servis tarafından araçta yapılan testte aracın 1.000 km sürüşte 187 gr yağ yaktığının tespit edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Mahkememizce yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda davaya konu araçta sürekli olarak bu miktarlarda yağ tüketimin normal kabul edilemeyeceği, bu durumun aracın güvenli sürüşünü engelleyecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

6502 sayılı kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasına göre tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. Somut olayda da sıfır kilometre olarak alınan araçta teslim alındıktan sonra araç henüz 3.000 km de iken araçta yağ tüketimi sorunun  meydana gelmesinin ve aracın defalarca servise gitmesine rağmen yağ tüketimi sorununun çözülememiş olduğu durumunun araçta teslim anında var olduğu kabul edilmesi gereken imalat hatası olarak değerlendirildiği, bu durumunda aracın tahsis ve kullanma açısından değerini ve tüketicinin maldan beklediği faydayı azaltan ekonomik eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Dava konusu aracın 6502 sayılı kanunun 8. maddesine göre ayıplı olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalılar bilirkişilerin araçta yağ tüketimine ilişkin ölçüm yapmadıklarını bu sebeple raporun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüşler ise de; aracın yetkili servis tarafından yapılan ölçümlerde 1.000 km de 187 gr yağ yaktığının tespit edildiği ve servis kayıtlarına göre araca alındıktan sonra her 4.000-5.000 km de 1,5 2 litre yağ ilave edildiğinin sabit olması karşısında aracın yağ yüketimi gerçekleştirdiği ve rapora göre bu tüketimin olağan değerlerin üzerinde olduğu anlaşıldığından davalıların yağ tüketimi ölçümü yapılması itirazlarına itibar edilmeyerek  bu sebeple de davacının satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkının şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusudava konusu BMW Marka 3L Tipinde ... Şasi ve ... motor numaralı ... Plaka sayılı 2015 Model aracın ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malın davacı tarafından davalılara iadesine, aynı marka ve model sıfır kilometre ayıpsız yeni aracın davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile dava konusu ... Marka 3L Tipinde ... Şasi ve ... motor numaralı ... Plaka sayılı 2015 Model aracın ayıplı olduğunun TESPİTİNE, 

2-Ayıplı malın davacı tarafından davalılara İADESİNE,  

3-Aynı marka ve model ayıpsız sıfır kilometre yeni aracın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 

4-Harçlar kanununa göre hesaplanan 11.108,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

5-Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 126,95 TL tebligat gideri, 1.050,00 TL bilirkişi ücreti ve 221,80 TL keşif harcı olmak üzere toplam 1.398,75 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

7-6100 sayılı HMK' nın 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırana iadesine,

Dair, davacı ve vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine karşı İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/05/2018

 

 

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  1. HUKUK DAİRESİ

 

 

DOSYA NO: 2018/2180 

KARAR NO: 2019/351

 

 

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

İ S T İ N A F   K A R A R I

 

 

BAŞKAN: 

ÜYE: 

*ÜYE: 

KATİP: 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi

TARİHİ: 31/05/2018

NUMARASI: 2017/ Esas - 2018/ Karar

DAVACI: M. S.  

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI: 1 -B. OTO SERVİS VE TİC. A.Ş 

2 -BORUSAN OTOMOTİV İTHALAT VE DAĞITIM A.Ş

VEKİLLERİ: Av. 

DAVANIN KONUSU: Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan

KARAR TARİHİ: 11/02/2019

KARAR YAZMA TARİHİ: 13/02/2019

 

İstanbul 8. Tüketici Mahkemesinin 31/05/2018 tarihli, 2017/162 Esas, 2018/419 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.

Dosya incelendi. 

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 2015 model BMW 320İ marka/model aracı sıfır kilometre olarak satın aldığını, araç henüz 0-3.000 km arasında iken başta yağ yakma/eksiltme problemi olmak üzere bazı problemlerin ortaya çıktığını, müvekkiline satılan aracın gizli ayıplı olduğunu, ayıplı aracın değiştirilmesi için davalılar aleyhine keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edildiği ancak tarafına herhangi bir dönüş yapılmadığını beyanla BMW 320İ marka/model aracın davalılara iadesine ve ayıpsız sıfır kilometre yeni araç ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta üretim hatasından  kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, ayıp olarak nitelendirilen hususların kallanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, her araç için sabit bir yağ sarfiyat oranı söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ancak mahkeme aksi kanaatte ise bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

 İstinafa konu karar, İstanbul 8. Tüketici Mahkemesinin 31/05/2018 tarihli 2017/162 Esas, 2018/419 Karar sayılı davanın kabülüne yönelik kararıdır.

 Davalılar vekili, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını, davacının hak düşürücü sürelere uymadığını, yerel mahkeme tarafından bu konuda yapılan itirazların değerlendirilmediğini, aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte aracın her türlü takyidattan ari olarak şirketlere iade edilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmadığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, alınan  bilirkişi raporunda araçtaki yağ sarfiyatının açıkça üretici değerleri aralığında bulunduğunun tespit edildiğini ve motor yağı sarfiyat hızının kullanım ve lojistik şartlara göre değişebileceğinin tespit edildiğini, bu nedenle de neye dayanarak aracın ayıplı olduğu yönünde hüküm tesis edilmesinin anlaşılamadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, araca ilişkin misli ile değişim talebinin hakkaniyete uygun olmayacağını, davacının araçtan elde ettiği faydaların mahsubunun gerektiğini, hakkaniyet ilkeleri gereğe bedelden indirime karar verilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.

GEREKÇE : Taraflar arasında araç alım satımı konusunda sözleşme yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının araçta varlığını iddia ettiği ayıplar nedeniyle misliyle değişim talebinin yerinde olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, kullanımdan kaynaklı bir ayıbın bulunup bulunmadığı hususlarındadır. 

İlk derece mahkemesince, ihtarname örneği, tarafların iddia ve savunmalarına dayanak ettiği belgeler, fatura, servis fişleri dosya arasına alınmış, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 

6502 sayılı yasanın 8. Maddesinde " Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.... " şeklinde düzenleme ile ayıplı malın tanımı yapılmıştır. Ayıplı maldan sorumluluk ise 6502 sayılı kanunun 9. Maddesinde " Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz." şeklinde düzenlenmiştir. 

İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda " yağ tüketimi ölçümü yapılmamış olmakla birlikte aracın yağ tüketiminin her ne kadar üreticiler tarafından verilen tüketim değeri aralığında olsa bile, sürekli olarak bu miktarda yağ tüketiminin araçtan beklenen faydanın elde edilmesini önleyecek nitelikte olduğu...." tespiti bulunmaktadır. 

Davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, aracın 31/08/2015 tarihinde satın alındığı ve dosya içerisindeki iş emirlerine göre yağ değişimiyle ilgili şikayetlerin 18/09/2015 tarihinde başladığı ve bu tarihten sonra da yine belirli aralıklarla serviste motora yağ ilave edilmesi, yağ konulması, yağ filtresinin değiştirilmesi ve en son 30/09/2016 tarihinde de yağ eksilttiği tespiti yapıldığı nazara alındığında, davacının süresi içerisinde şikayetlerine yönelik itirazlarını bildirdiği anlaşılmıştır. Yağ tüketiminin üretici tarafından yüksek oranlarda olabileceği belirtilmiş ise de yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan delillere göre sürekli olarak bu miktarda tüketimin normal sayılamayacağı, aracın güvenli sürüşünü engelleyecek nitelikte olduğu yönündeki tespitler ile yargılama aşamasında 31/05/2018 tarihli oturumda davacı vekilince araç motorunun ciddi hasar gördüğünden serviste olması nedeniyle davacının yağ eksiltme yönündeki şikayetinin giderilemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle de aracın ayıplı olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. 

Davalılar vekilince, aracın misli ile değil bedel indirimi yönünde karar verilmesi talep edilmiş ise de, 6502 sayılı kanunun 11. maddesinde " malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;  Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,  Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve  İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemeler göz önüne alındığında, davacının şikayetlerinin onarım ile giderilmediği anlaşılmakla davacının aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebi dosya kapsamında toplanan deliller ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında yerinde görülememiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. 

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,

Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda HMK 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 11/02/2019

 

 

 

 

 

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

İSTANBUL 5.TÜKETİCİ MAHKEMESİ KARARIDIR

 

                 T.C.

          İSTANBUL

  1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

 

ESAS NO: 2014/793 

KARAR NO: 2015/1825

 

HAKİM: H.İ  28101

KATİP: Ö.B 116732

 

DAVACI : S.M   

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29

Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI : 1- T... MOTORLU ARAÇ. SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. 

VEKİLİ: Av. C.Ç- Bakırköy/ İSTANBUL

DAVALI : 2- D... OTOMOTİV SERVİS VE TİCARET A.Ş. -

VEKİLİ: Av. D.Ç - Maslak/İstanbul

 

DAVA: Ayıplı Mal

DAVA TARİHİ: 11/04/2014

KARAR TARİHİ: 10/11/2015

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/11/2015

 

Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan misliyle değişim davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.   

DAVA

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile, davacının 14.03.2013 tarihli fatura ile davalı Bayi T... LTD ŞTİ’nden 34 .. ... plaka nolu, WVWZZZAUZDW08... şase CJZ 046... motor no Tu 2013 model VW- GOLF 1.2 TSİ BMT 105 PS COMFORTLİNE TİPTR. marka aracı -0- km olarak satın aldığı, davacı  tarafından kullanılmaya başlanan araçta birkaç ay sonra başta yağ yakma/eksiltme problemi olmak üzere bazı problemlerin baş göstermeye başladığı,  ilk olarak araçta su eksiltmesi ile başlayan motor probleminin yağ eksiltme ile devam ettiği, aracın su eksiltme uyarısı üzerine, yetkili servis T...AŞ'a müracaat edildiği, serviste “fabrika ayarları nedeni ile eksiklik olabileceği ifade edilerek su eklendiği, ancak servis fişi düzenlenmediği, 06.07.2013 tarihinde aracın elektronik yağ eksiltme uyarısı üzerine adı geçen servise müracaat edildiği, servis tarafından motor yağı kontrolü  için  servis fişi düzenlendiği,  yapılan kontrolde yağın eksik çıktığı ve yağ eklendiği. Aynı şikâyetin devam etmesi nedeniyle 24.10.2013 tarihinde davacının tekrar yetkili servise müracaat ettiği,  yağ ve su eksiltmeleri ile  kapılardan rüzgâr sesi alması şikâyetinin bildirildiği, yağ ölçümünde aracın yağ eksilttiği tespit edilerek, yağın tamamlandığı, test sonucu için 18.11.2013 tarihinde aracın tekrar yetkili servise getirildiği, aracın yine 750 gr yağ eksilttiğinin tespit edildiği,  yetkili servis tarafından servis formu arkasına “Araca 1000 km yağ ölçüm takibi yapılarak form düzenlendiği, araçta 750 gr yağ seviyesinin eksik olduğu ölçüldü 51193192 nolu teknik bildirim yapıldı, motorun sökülerek rektifiye ölçümleri yapılması gerekmektedir."  arıza raporu yazıldığı, 20.03.2014 tarihinde davacının aracın 15.000 km bakımının yapılması için yine yetkili servise gittiği, aracın yağ eksilttiğini tekrar beyan ettiği, yapılan incelemede servis fişi arkasına ‘‘34F6 servis aksiyonu yapıldı. Müşteri onay vermediği için işlem yapılamadı. Müşteri onay vermediği için yapılan incelemede aracın motor yağı ölçümü yapıldı. Aracın motorundan çıkan yağ 2 litre 900gr çıkan yağ. Aracın motoru sökülüp kontrolüne müşteri onay vermediği İçin işlem yapılamadı. ’’ ibarelerinin yazıldığı, aracın yağ eksiltmeye devam etttiği, davacıya satılan araç gizli ayıplı olduğu, aracın servis ortamında rektifiye v.b gibi motorunun sökülerek tabi tutulacağı tamir işlemine muvafakat etmesinin söz konusu olmadığı, Tüketicinin 0 km aldığı aracının motorunun tamir işlemi görmesini istemeyeceği, araçta 16.000 kilometrede olmasına rağmen defalarca ciddi oranlarda yağ eksiltme sorunu meydana geldiği,  davacının araçtan elde etmeyi umduğu yararı elde edemediği, davacının ayıplı aracın değiştirilmesi talebinin ile davalılar aleyhine keşide edilen Beyoğlu 8. Noterliğinin 09.12.2013 tarih ve 24133 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istenmesine rağmen sonuç alınamadığı, bildirilerek, ayıplı aracın davalılara iadesi ile ayıpsız aynı vasıflarda -0- km yenisi değiştirilmesine, HMK 323 1-ç bendi gereğince ihtarname dahil olmak üzere yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmesi istenmiştir.

SAVUNMA/

Davalı  T... Motorlu Araçlar San ve Tic. Ltd Şti (T..AŞ) vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile, davalı şirketin D... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş (D...Ş)'un Almanya'dan ithal edilen Volkswagen marka araçların yetkili servis ve satış bayii olduğu, dava konusu aracın 14.03.2013 tarihinde davacıya satıldığı, araçta ayıp yada gizli ayıp bulunmadığı, yetkili servis kayıtlarına göre, araçta yağ kaçağına sebep olabilecek herhangi bir kaçak yada bulguya rastlanmadığının tespit edildiği, davacının şikayetiyle ilgili ayrıntılı tespit yapılabilmesi için motor rektefiye ölçümleri için motorun sökülmesi veya değişimi gerektiğinin değerlendirildiği, onay verilmemesi nedeniyle herhangi bir onarım yapılmaksızın aracın davacıya teslim edildiği, yağ eksiltme şikayetiyle ile ilgili Doğuş tarafından yapılan değerlendirilmede, normalin üzerinde yağ yakma durumu olmadığı, araçta yağ kaçağına sebep olabilecek herhangi bir kaçak ve bulguya rastlanmadığı belirtilmekle, ayıp ya da gizli ayıp iddialarının doğru olmadığı, davacının aracı sorunsuz olarak kullandığı, araçtan faydalanmasını engelleyecek ve süreklilik arz edecek hiç bir arıza bulunmadığı, misliyle değişim talebinin hakkaniyete uygun olmadığı, davacı taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın misliyle değiştirilmesine karar verilmesi halinde, takyidatlardan arınmış ve temiz olarak davalıya teslimi gerektiği  bildirilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

Davalı Doğuş vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile dava konusu aracın 14.03.2013 tarihinde trafiğe çıktığı, 30.06.2014 tarihli son servis kaydına göre 21.373 km yol kat ettiği, araçta Tüketici Yasası ve ilgili mevzuatta tanımlandığı şekilde herhangi bir avıp bulunmadığı, aracın 06.07.2013 tarihinde ve 4.450 km de "Motor yağı kontrol" talebiyle servise  giriş yaptığı, motor yağ seviyesinin kontrol edildiği, herhangi bir onarım ihtiyacı bulunmadığı tespit edilerek, test sürüsü sonrası davacıya teslim edildiği, aracın 24.10.2013 tarihinde ve 10.218 km'de servise "Araç yağ eksiltiyor, araç su eksiltiyor, kapılardan rüzgar sesi alıyor" şikayetleri ile servise giriş yaptığı, yağ tüketiminin üreticinin belirlediği değerlerde olup olmadığının tespiti için "Motor yağ tüketim testi" uygulandığı, bu kapsamda ücretsiz olarak motor yağı ve filtresinin değiştirildiği, aracın 18.11.2013 tarihinde ve 11.315 km'de,1.000 km' test mesafesi kullanımı tamamlanarak, "Araç yağ eksiltiyor, fren basınca ses yapıyor" şikâyetleri ile  servise giriş yaptığı,  yağ tüketim miktarı ölçümü sonucunda tüketim miktarının 0,75 litre/1.000 km olduğunun görüldüğü,  verilen değerlerin altında olmasına rağmen motorun açılarak kesin tespit yapılması öngörüldüğü, ancak davacının onay vermediği, sadece ücretsiz olarak motor yağı tamamlanan aracın teslim edildiği, aracın 20.03.2014 tarihinde ve 15.949 km'de, "15.000 km Bakım, yağ tüketimi üreticinin verdiği değerlerden fazla, kapalı trafikte bazen gaz pedalına basınca garç diye ses geliyor" şikayetlerini ve taleplerini ilettiği, araç servise alındıktan sonra "15.000 km Bakım" işleminin iptal edildiği, sadece motor yağı seviyesi tamamlanan araç davacıya teslim edildiği, aracın 21.03.2014 tarihinde ve 15.995 km'de, "Hava ve polen filtresi değişecek" talebi ile servis giriş yaptığı,  talep edilen filtreler değiştirilerek araç teslim edildiği, 30.06.2014 tarihinde ve 21.373 km'de, "Göstergede yağ seviyesini kontrol ediniz uyarısı çıkıyor" talebi ile servis giriş olan aracın yağ seviyesi tamamlanarak davacıya teslim edildiği, aracın motorunun açılarak kesin tespit, ölçüm, teşhis yapılması ve sonrasında gerekli onarımın uygulanmasının gerektiği, ancak aracın bu haliyle ve "15.000 km Bakım" işlemi yaptırılmamış bir şekilde kullanılmaya devam edildiği, bu durumun, aracın servis ihtiyacının kapsamını ve maliyetini genişletebilecek bir kullanım anlayışı olup tamamen kullanım şartları kaynaklı onarım ihtiyaçlarına yol açacağı, araç üzerinde giderilemeyen bir arıza söz konusu olmadığı, servis kayıtlarına göre dava konusu aracın servis girişlerinin kısmen periyodik bakımdan, kısmen ise aracın gerçek bir arıza içeriğini yansıtmayan basit müdahalelerden kaynaklandığı, dolayısıyla araç üzerinde onarım işlemi uygulanarak tespit edilen arızalar giderildiği,  Yasa ve Yönetmelikte hükümleri uyarınca arıza tekrarı söz konusu olmadığından, onarım hakkını da kullanan davacının diğer seçimlik haklarını kullanamayacağı, gerek Tüketici Yasası ve gerekse Garanti Yönetmeliği esasları uyarınca araç değişimi için aranan şartların gerçekleşmediği, dava konusu araçta ayıp / gizli ayıp / üretim hatası söz konusu olmamakla birlikte, kesinlikle bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın teknik durumu itibariyle araç değişimini gerektirir bir husus mevcut olmadığından, huzurdaki talepler Medeni Kanun md. 2'ye aykırılık teşkil edeceğinden, davacı iddialarının kabulü halinde, araç değişimi veya bedel iadesi yerine; ayıp oranında bedel indirimi va da ücretsiz onarım yönünde karar verilmesinin  hakkaniyet gereği olduğu, aracın uzun süre kullanılmış ve halen kullanmakta olduğundan Türk Borçlar

Kanunu'nun 192. maddesi gereğince, kullanım bedelinin hakkaniyet gereği araç bedelinden mahsubu gerektiği, araçta değer kaybı miktarının tespit edilmesi gerektiği,  ayıbın kabulü anlamına gelmemek üzere; davanın kabulü ile aracın davalı şirkete iadesi söz konusu olur ise; dava konusu aracın takyidatlardan ari olarak iade edilmesi hususuna hükümde ver verilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

DELİLLER/

1-Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen, fatura, servis fişi, ihtarname, tebliğ belgesi, noterlik makbuzu fotokopileri 

2-Davalı Tamaş vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen fatura, servis teslim fişi, iş emri atölye bilgileri, araç kabul formu fotokopileri.

3-Davacı vekili tarafından 13.05.2015 ve 24.03.2015 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen yağ tüketim ölçümü, yapılan işler, iş emri, sorumluluklar.

4-Bilirkişi incelemesi;

Bilirkişiler Doç Dr. M.Ö, Yrd. Doc Dr. T. S, Yrd.Doc Dr.L.Y tarafından düzenlenen 12.06.2015 tarihli raporda, içten yanmalı motorların, çalışma prensipleri gereği kaderden ve supap yataklarından yanma odasına geçen yağın yanması nedeniyle yağ tükettikleri, tüketilen yağ miktarının motorun teknik özelliklerine ve kullanım şartlarına göre değiştiği, kaderde depolanmış yağ seviyesinin sorun yaşatmadan motorun çalışmasını sürdürdüğü, içten yanmalı motorların teknik özelliklerinde belirtilen kader yağ hacmi alt sınırı, motorun aşın termik zorlamaya maruz kalmadan güvenle çalışmasını sürdürebileceği asgari değer olduğu, aşırı yağ yakma sonucu kaderdeki yağın asgari seviyenin altına düşmesi, yağın motordaki soğutma işlevini yeteri kadar sağlayamamasına ve motor sıcaklığının artmasına neden olacağı, artan sıcaklıkla birlikte yağlama yağının vizkozitesinin azalması ve yetersiz yağ miktarı nedenleriyle yağlama basıncının azalması sonucu motor elemanlarında önemli hasarların gelişmesi kaçınılmaz olduğu, bu olumsuzluktan sakınılması amacıyla, günümüz araçlarının gösterge panellerinde yağ seviyesinin tehlikeli seviyeye düştüğünü sürücüye ikaz eden yağ uyarısı görüntülendiği,  yağ uyarısına rağmen aracın kullanılması durumunda ortaya çıkacak zararın sorumluluğunun kullanıcıya ait olacağı, günümüzde tüm kullanıcılar tarafından gözlendiği gibi, revizyon ömür süreci içindeki bir taşıt motorunun, yağ değişim süreci içerisinde yağ ilavesi gerektirmeyecek kadar yağ eksiltmesi rastlanan, kabul edilebilir ve olağan durum olduğu, yağ değişim periyodunda, aşırı yağ eksiltme sebebiyle motora yağ ilave edilmesi, kullanım rahatlığım bozan, gerek servis ve gerekse yağ temini ve yağın tamamlanması yönünden maddi kayba ve zaman kaybına yol açan, aracın değerini düşüren, yüksek masraflı motor hasarlarının oluşmasına zemin hazırlayan önemli bir arıza olduğu, servis kayıtlarındaki değerler incelendiğinde, 06.07.2013 tarihindeki ölçümde 1000 km’de 0,184 litre, 24,10,2013 tarihindeki ölçümde 1000 km’de 0,75 litre, 18,11,2013 tarihindeki ölçümde 0,804 litre, 20,03,2014 tarihindeki ölçümde 1000 km’de 0,375 litre, 30.06,2014 tarihindeki ölçümde 1000 km’de 0,184 litre, 13.09,2014 tarihindeki ölçümde 1000 km’de 0,229 litre, 17.11,2014 tarihindeki ölçümde ise 31.10.2014 tarihli yağ ilavesi de hesaba katıldığında 1000 km’de 1,324 litre yağ sarfiyatı gerçekleştiğinin belirtildiği, testlerin sonuçları değerlendirildiğinde, dava konusu aracın motorunda kullanımdan bağımsız, üretim kaynaklı olağan dışı yağ tüketimine neden olan bir sorunun bulunduğu,31,10.2014 tarihinde hazırlanmış servis evrakında davaya konu aracın motor yağ kapasitesinin, 4 litre olduğu belirtildiği,  ölçülmüş yağ tüketimi değerleri incelendiğinde, farklı harcamaların belirlendiği, birçok ölçümde belirlenen değerlerin günümüz teknolojisi ile bağdaşmadığı, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak olan, zaman kaybına yol açması nedeniyle araçtan beklenen faydayı ve kullanım konforunu azaltan, işletme masraflarım arttıran, aracın değerini düşüren aşırı yağ tüketimi arızası nedeniyle dava konusu aracın  4077 sayılı T.K.H.K.’nın 4. maddesi kapsamında gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, dava konusu araç üzerinde belirlenen ezilme hasarı dikkate alındığında ikinci el değerinde hasarsız muadillerine kıyasla 500 TL azalma olacağı bildirilmiştir.

  GEREKÇE/

Dava, davacı tüketici tarafından davalı satıcı ve ithalatçı aleyhine açılan ve TKHK'nun 4.maddesine dayanan misliyle değişim davasıdır.

Davacının davalı T..AŞ'dan 34 .. ... plaka sayılı, 2013 model VW- GOLF marka 1.2 TSİ BMT 105 PS Comfortline Tiptr. aracı -0- km olarak 53ç261.51-TL bedel ile satın aldığı, aracın çeşitli tarihlerde yağ ikaz ışığının yanması şikayetiyle servise verildiği, yapılan kontrollerde yağ eklendiği ihtilafsız olduğu gibi mevcut deliller ile de sabittir.

Taraflar arasındaki ihtilaf esas itibariyle, aracın ayıplı olup olmadığı, misliyle değişim koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Ayıplı Mal başlıklı 4. maddesine göre, "Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.

İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ...ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar." 

Konusunda uzman bilirkişiler tarafından araç incelenerek rapor düzenlenmiş olup, araçta aşırı yağ tüketimi arızası bulunduğu, kullanıcı hatası olmadığı, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre ile anlaşılamayacak olan zaman kaybına yol açması nedeniyle araçtan beklenen faydayı ve kullanım konforunu azaltan, işletme masraflarını arttıran aracın değerini düşüren, aşırı yağ tüketimi arızası nedeniyle gizli ayıplı olduğu bildirilmiştir.

Bu durumda, davacının aracı satın aldıktan kısa bir süre sonra meydana çıkan arızanın bilirkişi raporu doğrultusunda gizli ayıp niteliğinde olduğu ve seçimlik hakkını misliyle değişim yönünde kullanan davacının talebinin araçtaki değer kaybına ilişkin 500-TL tutarın davacıdan alınarak aracın ayıpsız misliyle değişimine  karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM /

1-Davanın kısmen kabulü ile 500-TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 

2-Dava konusu aracın davalılara iadesi ile takyidatlardan ari olarak ayıpsız misli ile değiştirilmesine, 

3-Fazlaya ilişkin istemin reddi ile AAÜT'nun 13. maddesi gereğince 500-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 

4-AAÜT'nun 13. maddesi gereğince 6.104-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden kabul ve red oranına göre takdiren %99 'une  isabet eden ve aşağıda dökümü gösterilen 1.265,22-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak   davacıya verilmesine

5-  3.604,14-TL nispi  karar ilam harcının hazine adına davalıdan alınmasına, 

           Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.10/11/2015

 

 

Katip 116732 ¸e-imzalıdır                                 Hakim 28101¸e-imzalıdır    

 

 

 

 

YARGILAMA GİDERLERİ

Tebligat(  8   adet):     78,00-TL

Bilirkişi ücreti:1.200,00-TL

İhtarname:   150,98 TL

TOPLAM: 1.428,90-TL

% 99 'una isabet eden kısım:1.414,692-TL

 

               T.C.

     İstanbul Anadolu

  1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2015/311 

KARAR NO: 2016/1312

 

HAKİM: B.B.  22795

KATİP: H. B.  187909

 

DAVACI: O.A.A - Ümraniye/ İstanbul

VEKİLİ: Av. Yusuf Ayık - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İstanbul

DAVALI: 1- T.. Pazarlama Ve Satış A.ş. -  Cumhuriyet Mah.E-5 Yan Yol No:11 Yakacık Kartal/ İstanbul

VEKİLİ: Av. M. H.K - Şişli/ İstanbul

DAVALI: 2- A... Otomotiv A.Ş.- Çekmeköy/ İstanbul

VEKİLLERİ: Av. A. C - Ümraniye/ İstanbul

  Av. A. Ş. EÜmraniye/ İstanbul

  Av. N.K Ümraniye/ İstanbul

 

DAVA: Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 09/04/2015

KARAR TARİHİ: 01/12/2016

KARAR

YAZIM TARİHİ:  07/12/2016

Taraflar arasındaki davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 24.10.2011 tarihli fatura ile  34.KG.373 plakalı 2012 model Toyota Auris 1.4 D-4D Comfort Extra M/M tipi  aracı satın aldığını, bir süre aracı kullanan müvekkilinin bir çok problemle karşılaştığını, son olarak araçta yağ eksiltme olarak bilinen ve Toyota 1.4 D-4D motorlarında kronik olarak gözlemlenen poblemin bu araçta da meydana geldiğini, aracın yağ eksilttiğini ve bu hali ile ayıplı araç olduğunu, aracın ilk bakımının 29.08.2012 tarihinde araç 10.615 km de iken yapıldığını, bu bakım sırasında araçta direksiyon manevra yaparken, kasisten geçerken önden ses geldiğinin belirtildiğini, servis tarafından 10.000 km bakımı yapıldığını, ön takımın sıkıldığı, yol testi yapılarak önden gelen sese rastlanmadığı, arıcın sorunsuz bir şekilde teslim edildiğinin servis fişine yazıldığı, 22.03.2013 tarihinde araç 16.651 km de iken seyir halinde direksiyondan ses geldiği şikayeti ile servise teslim edildiği, yetkili servisin aracın direksiyon kolonunu değiştirerek sorunu çözmeye çalıştığını, aracın 17.588 km de iken yetkili servise götürülerek amortisörlerden ses geldiği, ön şoför koltuğu kızağının ileri geri zorlanarak hareket ettiği, aracın fazla yaktığı ve vites topuzunda soyulmalar olduğunun beyan edildiğini, servis tarafından aracın amortisör kulelerinin sıkıldığı, fren kalipler pimlerinin yağlandığını, vites topuzunun değiştirildiği, ön cam ızgarasının temizlendiğini, sol ön koltuk altı iskeletinin değiştirildiğini, 04.07.2013 tarihinde araç 20.579 km de iken 20.000 km bakımı ve korna çalmaması, önden ses gelmesi şikayetleri ile yetkili servise müracaat edildiğini, servis tarafından korna sivicinin temizlendiği, eksik olan alt muhafaza klipslerinin takıldığı, ön takımın sıkıldığı, amortisör ön kule takozunun değiştirildiğini, araç 21.000 km de iken davacı tarafından aracın ön kısmından mekanik ses geldiği  ve fren pedalına basıldığında ses geldiği şikayetleri ile 12.08.2013 tarihinde yeniden servise müracaat edildiğini, burada sol ön fren disk sacında eğrilek tespit edilerek düzeltildiği, araç 30.915 km de iken davacının aracı servise götürerek sol ön koltuk sırt döşemesinde deformasyon ve toplanma mavcut olduğu, aracın yokuş kalkışlarında titreme yaptığı şikayetinde bulunulduğunu, yetkili servisin ön koltuk sırtlığını garanti kapsamında değiştirdiği ve titreme ile ilgili işlem yapılmadan aracın teslim edildiğini, araç 32.032 km de iken 30.000 km bakımının yapılması için servise götürüldüğünü ve davacının kalkışlarda titreme olduğu şikayetini tekrar bildirdiğini, yetkili servis tarafından bakımın yapıldığını fakat titreme ile ilgili normal olduğundan bahis ile herhangi bir işlem yapılmadığını, 33.328 km de yine servise götürülerek manevralarda ve sola dönüşlerde çatırtı sesi olduğu nun bildirildiğini, servis tarafından sol ön aks somunu sıkılarak sorun olmadığı bildirilerek arıcın teslim edildiğini, 11.11.2014 tarihinde araç 34.542 km de iken direksiyon sağ ve sol yapınca ses gelmesi ve sabahları soğuk iken seri kalkışlarda ve rampalarda titreme olduğu şikayeti ile servise götürüldüğü, servis tarafından problem olmadığı beyanı ile aracın teslim edildiğini, araç 38.366 km de iken yağ seviye ikazı vermesi üzerine servise götürüldüğünü ve servis tarafından 6334 km de 1,8 litre yağ tüketimi yaptığı tespiti ile yağ tamamlandığını, ayrıca TSR yapılıp müşteriye bilgi verileceği ve araca intercooler kampanyası yapılması gerektiği ve 23.03.2015 tarihine randevu verildiği belirtilerek servis fişi düzenlendiğini, 23.03.2015 günü gittiğinde aracı intercooler kampanyası uygulandığı belirtilerek aracın teslim edildiğini, araçtaki bu problemlerin gizli ayıp kapsamında olduğunu, müvekkilinden gizlendiğini ileri sürerek aracın ayıpsız yenisi  ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir. 

Davalı Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, kullanıcı el kitabında aracın azami olarak 1.000 km de 1 lt yağ eksiltme yapabileceği, bunun arıza olmadığının belirtildiğini, yağ eksildiğinde uyarı niteliğindeki lamba yandığını, aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 

Davalı ALJ Otomotiv  A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde, davacıya satılan aracın  garanti süresinin dolduğunu,  kullanıcı el kitabında aracın azami olarak 1.000 km de 1 lt yağ eksiltme yapabileceği, bunun arıza olmadığının belirtildiğini, motorun yağ tüketiminin kullanıma bağlı olarak değişebileceğini, davacının şikayetlerinin yetkili servis tarafından giderildiğini ve bu arızaların tekrarlanmadığını, araç değişimi talebinin haksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 

Dosyada bulunan belgelerden davacının davalı Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş.nin yetkili satıcısı davalı ALJ A.Ş. den 24.10.2011  tarihinde 34.KG.373  plakalı 2012 model Toyota Auris marka aracı satın aldığını ve 47.429,47  TL ödediği, dava dilekçesinde ve servis iş emirlerinde yer alan tarihlerde ve km lerde davacı tarafından yetkili servise götürülerek kısmen aynı kısmen değişik şikayetlerde bulunulduğu, yetkili servis tarafından bakım onarım ve gerekli parça değişimi işlemlerinin uygulandığı  anlaşılmaktadır.

Mahkememizce yaptırılan inceleme sonucu 31.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda aracın kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı gizli ayıplı olarak değerlendirilmesi gerektiği ayrıntılı olarak  açıklanmıştır. 

6502 sayılı  yasanın 11/1-ç maddesine göre malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakkı bulunmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrasında  “ Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz “ hükmü yer almaktadır. 

Garanti Belgesi  Yönetmeliğinin 9/(1) maddesinde  “ Tüketicinin, ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın;

  1. a) Garanti süresi içinde tekrar arızalanması,
  2. b) Tamiri için gereken azami sürenin aşılması,
  3. c) Tamirinin mümkün olmadığının, yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi,

durumlarında; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. “ 

Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin 10/(4). maddesinde “ Kullanım ömrü süresince malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar. Tüketici arıza bildirimini; telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup ve benzeri bir yolla yapabilir. Uyuşmazlık halinde bildirime ilişkin ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir.”  hükümlerine yer verilmiştir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğine ekli listeye göre binek araçlarda azami bakım onarım süresi 30 gündür.

Davalı aksini ispat edemediği gibi davacıya ait aracın gizli ayıplı olduğu bilirkişi raporu ile sabit olmuştur. Davacı, garanti süresi içinde 29.08.2012 tarihinde yetkili servise                  başvurarak ayıbı bildirmiştir. Aynı şikayet 21.03.2013 - 16.05.2013 - 04.07.2013 - 12.08.2013 - 15.07.2014 - 14.08.2014 - 23.09.2014 - 11.11.2014 - 10.12.2014 tarihlerinde tekrar yapılmıştır. Davalıların üretim ve satışını yaptıkları  aracın bakımı ve tamiri yine davalıların yetkili kıldıkları servislere ait olup davalılar  ile servisler arasında bir hukuki ilişki vardır.  Servislerin konularında uzman olmaları asıldır. Olayda, davacının aracı birden fazla tamire götürmesi nedeniyle servislerin aynı arızanın tamirle giderilemeyeceğini, üretimden kaynaklandığını bilmeleri gerekir. Bunun davacıya söylenmemesi arızanın gizlenmesi ve davacıyı oyalama sonucunu da doğurur. Bu gibi durumlarda zamanaşımı işlemez. Somut olayda, 24.10.2011   tarihinde satın alınan araçta ilk kullanımdan 10 ay sonra beliren arıza, garanti süresi içerisinde 8 kez tekrarlanmış ve  10.12.2014 tarihinde yeniden ortaya çıkmıştır. Araçtaki arızanın yönetmelikte belirlenen 30 günlük azami tamir süresi içinde giderilemediği de sabit olduğundan 6502 sayılı yasanın 11. maddesinde yer alan seçimlik haklardan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi  şartlarının davacı yararına  gerçekleştiği  kanısına varılmıştır. Davalıların birlikte sorumlu olduklarına ilişkin 11/2. madde  hükmü nedeniyle  davanın kabülü gerekmiştir. 

 

 HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı gibi; 

DAVANIN KABULÜ ile davacıya ait 34....373 plakalı 2012 model Toyota Auris 1.4 D-4D Comfort Extra M/M tipi  aracın İİK. nun 24. maddesi gereğince davalılar tarafından ayıpsız olan yenisi ile değiştirilmesine, 

3.239,90  TL. nisbi karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 

Davacı vekili için takdir edilen 5.567,24 TL. nisbi vekalet  ücreti ile davacı tarafından yapılan 1.309,15 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 

Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, taraf vekillerinin  yüzlerine karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf  yolu açık olarak verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01.12.2016

 

 

Katip 187909  ¸e-imzalıdır                   Hakim 22795

 

 

 

 

                 T.C.

           BAKIRKÖY

  1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

 

ESAS NO: 2014/1431 Esas

KARAR NO: 2015/975

 

HAKİM: C.M  23890

KATİP: Y. Ö. 170142

 

DAVACI : H.A Zeytinburnu/ İSTANBUL

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI : 1- T.. PAZARLAMA VE SATIŞ A.Ş. -  Kartal/ İSTANBUL

VEKİLİ: Av. M.H.K- Şişli/ İSTANBUL

DAVALI : 2- D..... TUR. OTO.SAN. VE TİC.A.Ş -  Zeytinburnu/ İSTANBUL

VEKİLİ: Av. D.G.- Beşiktaş/ İSTANBUL

DAVA: Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 19/08/2014

KARAR TARİHİ: 03/07/2015

KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2015

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı davalılardan D... Tur Oto San. Tic. A.Ş'den sıfır km  Corollas D1 araç aldığını, aracı alırken ek bedel ve ekstra garanti almasına rağmen  1000 km den itibaren yağ eksitmeye başladığını ve nitekim seyir halindeyken  böyle bir yağ eksiltme problemi yaşadığını, servise başvurduğunu, bu durumun 3.kez tekrarlandığını belirterek rutin km kontrollerinde bu durum servisçe tespit edildiği halde işlem yapılmadığını, 02/02/2017 Tarihine kadar ekstra garantisi olan gizli ayıplı bu aracın  ayıpsız misliyle değiştirilmesi için dava açmıştır. 

Davalı satıcı ve ithalatçı firmalar iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini, bilirkişi raporlarına itirazlarına da özetle; zamanaşımı, husumet yokluğu ve esastan reddi taleplerinde bulunmuşlardır.

Dosya dava konusu otomobil ile birlikte yanlarca temin edilen aracın teknik bilgilerini içeren belgelerle birlikte servis kayıtları da  temin edilerek  konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle  mahkeme heyetince keşfen incelenmiştir.

Bilirkişiler tarafından düzenlenen 09/04/2015 Tarihli raporda iddiaların seyri özetlenmiş, servis belgelerine ilişkin kronolojik bilgiler özetlenmiş mütalaa ve değerlendirmeye ilişkin teknik açıklamalar bölümünde aracın değerini düşüren aşırı yağ tüketimi nedeniyle gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu sonuç kısmında  belirtilmiştir. 

Teknik bilirkişilerin raporlarına mahkememizce de itibar edilerek  üründeki ayıbın  süreç içerisinde yağ eksiltme sorununun  peyder pey ortaya çıktığı ve böylece Satıcı tarafından bildirilen veya tenik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe  aykırı olduğu,Muadili olan malların kullanım amacının karşılamadığı, Tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi veya ekonomik eksiklikler içeren mallardan  olmadığı ve ayrıca 4703Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'la bu kanuna dayanarak çıkarılmış yönetmeliklere göre dava konusu ürün için çıkarılmış mevzuata uygun nitelikler  taşımadığı ve nitekim aracın satın alındığı tarihten sonra 22/12/2012, 01/08/2014 Tarihlerinde yağ eksilttiğini servisçe belirlendiği ve bilirkişiler tarafından da bu hususun tespit edildiği anlaşılmış 6502 Sayılı yasanın 8.md. Yazılı ayıplı mallara ilişkin şartlardan birden fazlası gerçekleşmiş, davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 

HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle)

1-Davanın KABULÜNE, Dava konusu malın  ( 34 .. ... Plaka Nolu, JTNBC58E70J035... Şase Nolu, 1ND1195159 Motor Nolu, 2012 Model  Corollas/ D1.4D- 4D Comfort) 6502 Sayılı  yasanın 11/1-ç md. gereğince ayıpsız misliyle değiştirilmesine,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.421,56-TL bakiye harcın davalılardan alınarak hazineye  irat kaydına, 

3-AAÜT uyarınca davacı vekiline takdir olunan 5.809,68-TL vekelat ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 

4-Davacı tarafından yapılan 600-TL Bilirkişi ücreti, 109,25-TL PTT gideri olmak üzere toplam : 709,25-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalılar tarafından  yapılan tüm masrafların davalılar  üzerinde bırakılmasına, 

6-Kullanılmayan gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde ilgilisine iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı  HMUK'nun 432.maddesi  gereğince  kararın  taraflara tebliğ tarihinden itibaren   15 günlük  yasal süre  içinde kararı temyiz edebilecekleri ihtarı ile Yargıtay  yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı...03/07/2015

 

Katip 170142                                                 Hakim 23890

 

 

 

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

YARGILAMAYA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

İSTANBUL 5.TÜKETİCİ MAHKEMESİ KARARIDIR

   

                T.C.

           İSTANBUL

  1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

 

 

ESAS NO: XXXX

KARAR NO: XXX

HAKİM: XXX

KATİP: XXX

DAVACI: XXX

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29

 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI: T.. TÜRKİYE PAZ.VE SATIŞ A.Ş

VEKİLİ: XXX

 

DAVA: Ayıplı Mal

DAVA TARİHİ: 05/06/2012

KARAR TARİHİ: 03/12/2013

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 02/01/2014 

 

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.    

DAVA

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile, davacının 29.12.2009 tarihli fatura ile 48.500-TL bedel ödeyerek XXX plaka nolu 2010 model Toyota marka Corolla 1.4 4D Elegant tipi aracı satın aldığı, aracın 05.01.2010 tarihinde teslim edildiği, aracın fatura bedelini 46.229,04-TL olduğu, kapı ve tampon bandı, park sensörü, yan band, tampon, köşe koruyucu, park sensörü kiti, xenon, set faturası ayrı olarak 600,01-TL bedelli olarak kesildiği, ödemlerin banka vasıtasıyla yapıldığı, davacının araca paspas, boya koruma, detaylı iç temizlik, kaput filmi, bagaj havuzu eklettirdiği, aracın 10000 km öncesinde yağ uyarısı verdiği, 17223 km'de hafif meyilli yolda aracın çekmediğinin farkedildiği, arabanın aorlandığı, ön kısmından duman çıktığı, motor ışığı yandığı, aracın geriye kaçması nedeniyle kaza tehlikesi atlatıldığı, aracın stop ettiği ve çalışmadığı, yol yardımı motorun soğumasını  beklemesi, en kısa sürede servise gitmesini önerdiği, servis tarafından arıza giderildiğinden bahisle aracın teslim edildiği, 21295 km'de iken araçta yağ uyarı ışığının yandığı, serviste araçların yeni performanslı araç olduğu, normal bulunduğunun bildirildiği, kayda alınmadığı, 28500 km'de yine uyarı lambasının yandığı, 1750 mlt ücretsiz yağ eklendiği, 30000 km bakımında aşırı yağ eksiltmesinden dolayı (2,5 lt) yeni sistem turbo ve yakıt pompası değiştirilmesinin gerektiğinin söylendiği, parçaların garanti kapsamında değiştirildiği, 36500 km'de yeniden yağ uyarısını verdiği, 2,5 lt yağ eksiltmesinin olduğu söylendi, motorun açılıp bakılmasının gerektiğinin bildirildiği, davacının sorunun teşhisi amacıyla izin verdiği, onayı alınmadan motorda bir çok parçanın değiştirildiği, 26.05.2012 tarihinde 40000 km bakımı için servise götürüldüğünde önceki geçmişinden dolayı 36800 km'de servisten teslim alındığı, yağ çubuğuna bakıldığından 1000 mlt civarı eksik olduğunun söylendiği, teknik açıdan bir sorun olmadığının , yağ ve yağ filitresiyle ilgili bir işlem yapılmayacağının bildirildiği, servis müdehalelerine rağman sorunun giderilemediği, araçtaki gizli ayıpların davacıdan gizlendiği, davacının ayıplar nedeniyle araçtan yararlanamadığı bildirilerek aracın davalıya iadesi ile ayıpsız misliyle değişimini, mümkün olmaması halinde ayıplı araç için ödenen satış bedelinden şimdilik 46.229,04-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir

SAVUNMA/

Davalı vekili tarafından süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile, zamanaşımı süresinin dolduğu bildirilerek ileri sürülen zamanaşımı definin yanı sıra, dava konusu araç ile verilen kullanıcı el kitabında aracın azami olarak 1000 km'de 1 litre yağ eksiltebileceği, arıza olmadığı, yağ çubuğunun her yakıt alışında kontrol edilmesi gerektiğinin belirtildiği, tüm motorların kullanım şartları ve kullanıcı stiline bağlı olarak yağ eksiltmesinin olabileceği, ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, tüm markaların kullanıcı el kitabı incelendiğinde belirli eşik değerler verildiği, kimi markalar 1000 km'de 0,6 lt yağ tüketimi derken kimi markaların bunu 1 lt verdiği, araç yol bilgi ekranındaki yağ değişimi ve seviyesini gösteren ekranların kullanıcıyı uyaran ve bilgilendiren ekranlar olduğu, yağ seviyesi ekranının görünmesinin arıza bildirmediği, Toyota markasının bazı markalardan farklı olarak bilgi ekranında uyarıların daha erken çıktığı, bunun kullanıcı güvenliği için alınan önlem olduğu, aracın servis kayıtları incelendiğinde yağ seviyesi nedeniyle servis girişi yapmış olduğu, 22.08.2011 tarihinde dava konusu aracın 8755 km'de 1.75 litre yağ eksilttiği, 1000 km'de 0,199 litre yağ eksiltme anlamına geldiği, 13.02.2012 tarihinde müracaatta 6755 km'de 1 lt yağ eksildiğinin tespit edildiği, 1000 km'de 0,148 lt yağ eskiltme anlamana geldiği, araçtaki yağ eksiltmenin motorun normal çalışma sınırları içinde olduğu, bilirkişi tarafından yağ tüketiminin normal sınırının belirlenmesinin mümkün olmadığı, tüketimin pek çok etkene bağlı olduğu, dava konusu araçta ayıp yada arıza bulunmadığı bildirilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

DELİLLER/

1-Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen fatura, uygunluk belgesi, iş emri, araç teslimat formu, alındı makbuzları, ruhsat, sigorta poliçesi fotokopileri.

2-Davacı tarafından 27.06.2012 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen araç çekme ve teslim tutanağı, teslimat formu, irsaliyeli fatura fotokopileri.

3-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi cevabi yazısı.

4-Araç trafik kaydı.

5-Anadolu Sigorta AŞ'nin 27.12.2013 tarihli cevabi yazısı ve eki.

6-Davacı vekili tarafından 28.03.2013 tarihli dilekçe ekinde verilen iş teslimat formu.

7-Bilirkişi incelemesi;

Bilirkişiler Prof. Dr.XXX Prof. Dr. XXX Prof. Dr. XXX tarafından düzenlenen 10.06.2013 tarihli raporda iş emirlerinde mevcut yetkili servis tarafından turbo şarj ünitesi, vakum poması, piston ve sekman takımı değişimi yapıldığına dair notların dava konusu aracın motorun yağ eksilmesinin birden fazla arızalı parçadan kaynaklandığını gösterdiği, bu türden yağ tüketmenin yüksek oluşuna yönelik arızaların yağlama sistemi üzerinde bulunan motorun hareketli elemanları ve kompenentlerinden yağ kaçağı olması sonucunu ortaya çıkardığı, üretim aşamasında çok sık olmasa da gözden kaçabildiği, üretim hatası niteliğinde arıza olduğu, aracın inceleme günü itibariyle emsal araçlara göre daha fazla motor yağı tükettiği, yağ eksiltme arızasının oldukça erken oluşan bir arıza olması ve satın alma aşamasında farkedilemeyeceği bildirildiğinden gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı şikayetinini yapılan müdehalelere rağmen yetkili servis tarafından giderilemediği, uzun mesafeli yolculuklarda yol ve hava şartlarına bağlı olarak eksiltmenin daha fazla olabileceği, yolda kalmaya neden olabileceği, dava konusu araçtan tam anlamıyla yararlanmanın mümkün olmadığı, TKHK'nun 4.maddesinde açıklanan ayıplı mal tanımlaması kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, değer kaybına rastlanacak hasar bulunmadığı bildirilmiştir. 

Adı geçen bilirkişiler tarafından düzenlenen 11.10.2013 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettikleri, yağ eksiltme sorununun devam ettiği, hasar dosyasına göre dava konusu araçtaki değer kaybının 2.000-TL olacağı görüşüne varıldığı bildirilmiştir.

GEREKÇE/

Dava, davacı tüketici tarafından davalı aleyhine açılan misliyle değişim veya bedel iadesi davasıdır.

Davacının 29.12.2009 tarihli fatura ile 46.229,04-TL bedel ile 2010 model Toyota marka Corolla 1.4 4D Elegant tipi aracı satın aldığı, aracın 05.01.2010 tarihinde teslim edildiği, aracın 20.10.2010 tarihinde servise verildiği, garanti süresi içinde servis formalarına göre 4 kez yağ eksiltme şikayeti ile servise başvurulduğu, yetkili servis tarafından turboşarj ünitesi, vakum pompası, piston ve sekman takımının değişiminin yapıldığı ihtilafsız olup mevcut deliller ile de sabittir.

Taraflar arasındaki ihtilaf esas itibariyle, zamanaşımı süresini gerçekleşip gerçekleşmediği, ayıplı olup olmadığı, misliyle değişim koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Ayıplı Mal başlıklı 4. maddesine göre, "Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.

İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ...ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar."  Davalılar vekillleri tarafından, aracın 1000 km de 1lt yağ eksiltebileceği ve kullanıcı ve kullanım koşullarının etkili olduğu ileri sürülmüştür.

Konusunda uzman bilirkişi heyetince araç incelenerek düzenlenen ve hüküm vermeye yeterli bulunan bilirkişi raporu ve ek raporları ile, aracın motor yağı seviyesi uyarı ışığının emsal araçlara göre daha sık yanmasına yönelik arızanın yağlama sistemi ile ilgili parçaların üretici firma tarafından öngörülen zamandan önce eskime ve yıpranmasına bağlı olarak yağ eksiltme şeklinde sonradan ortaya çıkan üretim hatası niteliğinde arıza olduğu, bu durumun gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir.

Gizli ayıplı olan dava konusu araçtaki şikayetin servis tarafından yapılan onarımlar ile giderilemediği anlaşılmakla, anılan hüküm uyarınca zamanaşımı süresi gerçekleşmemiştir.

Bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının 2.000-TL olduğu bildirilmiştir.

Her ne kadar, davacı vekili aracın misliyle tüm aksesuarları ile birlikte değişimini talep etmiş ise de, taraflar arasında satışa konu olarak düzenlenen fatura tutarında araç bedeli 46.229,04-TL olarak gösterilmiş olmakla bu bedel üzerinden değer kaybının mahsubu gerektiği sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan, davacının talep ettiği paspas, boya koruma, temizlik, kaput filmi için yapılan harcamalar ekstra harcamalar olup, araç kullanım süresince davacı tarafından yararlanılmıştır.

Tüm bu nedenlerle, davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM /

1-Davanın kısmen kabulü ile aracın tüm takyidatlardan ari olarak davalı şirkete iadesi ile  44.229,04-TL nin  aracın  iade tarihinden itibaren  avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, 

2-Fazlaya ilişkin 2.000-TL istemin reddi ile AAÜT'nun 12. maddesi gereğince 440 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 

3-AAÜT'nun 12. maddesi gereğince 5.115-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden kabul ve red oranına göre takdiren %96 sina isabet eden ve aşağıda dökümü gösterilen 1.088,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak    davacıya verilmesine

5-3.021,28- TL nispi karar ilam harcının hazine adına davalıdan alınmasına, 

           Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin   yüzüne karşı  açıkça okunup usulen anlatıldı.  03/12/2013      

 TÜRK MİLLETİ ADINA

 

               T.C.

      İstanbul Anadolu

  1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

 

ESAS NO: 2014/1343 Esas

KARAR NO: 2016/931

 

HAKİM: N.Ö  35223

KATİP: D.Ö.  188751

 

DAVACI : M.G.A- Kartal/ İSTANBUL

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI : T.. TÜRKİYE GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -   Kartal/ İSTANBUL

VEKİLİ: Av. M.H.K Mecidiyeköy Şişli/ İSTANBUL

 

DAVA: Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 16/07/2014

KARAR TARİHİ: 19/04/2016

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA:Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile özetle ve özü itibariyle ; 31.07.2009 tarihli fatura ile 34 .. 0026 Plaka nolu TTNBC56E70J009... şase nolu 2010 model Toyota Corolla S/D 1.4 D-4D Elegant düz vites tipi araç 0 km olarak satın aldığını, aracın kendisine 04.08.2009 tarihinde Avcılar S.. bayiinde teslim edlidiğini, ilk 10.000 kilometreden sonra arcın ciddi miktarda yağ eksilttiğini,(5.000 km'de , 1,7-1,8 litre) defalarca yağ değişiminden sonra birtakım parçaların değiştiğini, fakat şikayetini devam ettiğini, 2013 yılı başında bu defa piston ve segmanını yetkili serviste değiştiğini, ancak bu tamiratında şikayeti gidermediğini, son olarak 18.03.2014'te tüm motor bloğunun komple değiştiğini, fakat buna rağmen arabadaki sorunun devam ettiğini ve 5.000 km'de bir serviste gitmek zorunda kaldığını,aynı arızanın 3'ten fazla meydana gelmesi nedeni ile arabının yenisi ile değişmesi gerektiğini bu şekilde mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Dava konusu araç için müvekkil şirket tarafından 2 yıl 60.000 Km teknik garanti ve 3 yıl/ 100.000 km ücretiz onarım taahhüdü süresinin verildiğini, araç için verilen garanti süresinin 31.07.2011 tarihinde ve ücretsiz onarım taahhüdü süresinin de 31.07.2012 tarihinde dolmuş olması sebebiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmiştir.Dava konusu araç ile birlikte verilen kullanıcı el kitabında aracın azami olarak 1.000 Km'de 1 LT yağ eksiltme yapabileceği bunun arıza olmadığını, aracın yağ çubuğunun her yakıt alınışında kontrol edilmesi gerektiğini belirtmiştir.Davanın esasına girilmesi halinde, kanunen aranan şartların oluşmamış olması, dava konusu araçta bir ayıp bulunmadığını ve araçta devam eden bir arıza bulunmaması ve maldan yararlanamamanın söz konusu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davcı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Bilirkişi raporunda özetle ; Davacıya ait 34 GN0026 plakalı , Toyota marka Corolla S/D 1.4 D-D4 Elegant tipi 2010 model aracın, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre incleme ile anlaşılmayacak olan, belirli bir kullanım süresi sonrası ortaya çıkan, zaman kaybına yol açması nedeniyle araçtan beklenen faydayı ve kullanım konforunu azaltan, işletme masraflarını arttıran yapılan motor yenileme işlemine rağmen giderilemeyen , aracın değereni düşüren aşırı yağ tüketim arızası nedeniyle dava konusu aracın 6502 sayılı TKHK. 'nun 8. Maddesi kapsamında Gizli Ayıplı mal niteliğinde olduğu, şikayete konu sorunun çevre sistemlerle birlikte komple motor değiştirilmesi ile giderilebilir nitelikte olduğu, görüşünü bildiren raporunu mahkememize sunmuştur.

Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre;davacıya satışı yapılan aracın kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı ve gizli ayıplı bir ürün oluğu , bilirkişi raporu ile de anlaşılmış olup,misli değişim hakkını kullanan davacının bu talebinde haklı olduğu anlaşılmakla, Davanın kabulüne davacıya ait 34 GN 0026 palakalı aracın sıfır kilometre ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM:

1- Davanın kabulüne davacıya ait 34 .. 0026 palakalı ve TTNBC56E70JALE009... Şaşe nolu 2010 model  aracın sıfır kilometre ayıpsız misli ile değiştirilmesine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.871,95 TL harcın davalıdan tahsili ile  HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacının yaptığı toplam 413,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT 9. maddesi uyarınca takdiren 4.924,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere okundu anlatıldı. 19/04/2016

 

Katip 188751                                  Hakim 35223

Diğer Makaleler